Takıntı, ya da psikolojik terimiyle obsesyon, zihninizde bir anda ortaya çıkan, istemsiz, rahatsız edici, ısrarlı bir düşünce, imge ya da dürtü olarak tanımlanır. Bunlar, sık sık ortaya çıkan, kontrol edilmesi veya kurtulması güç saplantılardır. Takıntılı düşünme, elinizi yıkamış olmanıza rağmen temiz olduğundan emin olamadığınız zamanlardaki düşünce şeklinizdir. Sanki içinizdeki bir ses “elin kirli, elini yıka” diye sizi zorlamaktadır. Bu içinizdeki sesin sizi elinizin kirli olduğuna ikna edip tekrar elinizi yıkadığınızda ise zorlantı (itki) dediğimiz kompulsif davranışı gerçekleştirerek anlık rahatlama hissedersiniz. Ve bu şekilde takıntı döngüsü sizi esir almaya başlar ve tekrarlı davranışlar sergilemezseniz kendinizi daha stresli ve rahatsız hissedersiniz.

OKB (Obsesif-Kompulsif Bozukluk) dünya nüfusunun yüzde ikisinin muzdarip olduğu bu rahatsızlık dünyada en fazla gelir kaybına ve yaşam kalitesinin düşmesine yol açan ilk on hastalıktan biridir. Depresyon, alkol ve madde bağımlılığı ile sosyal fobiden sonra en yaygın dördüncü ruhsal bozukluktur. Bilişsel Davranışçı Terapi ise en etkin tedavi yöntemidir. Çünkü bu yöntemle kişiler takıntılarının farkına varıp onlara karşı savaş açmak yerine onları kabul edip verdikleri anlamı azalttıklarında uzun vadeli rahatlamayı deneyimleyecekler.

Ψ Anlık takıntının kendisi önemsizdir. Sizin o düşünceye nasıl tepki verdiğiniz asıl problemi yaratır.

Ψ Neden  bu takıntınızın olduğunu, durdurup durduramayacağınızı analiz etmeyin! Çünkü takıntı ile geçirdiğiniz her an onun sizi daha sık ziyaret etmesine neden olacaktır.

En yaygın takıntılar:

  • Pislik, mikrop, virüs (örn. HIV, HPV), beden salgıları veya dışkı, kimyasal, yapışkan veya tehlikeli madde bulaşma korkusu
  • Zarar görme konusunda şüpheler (örn. kapı kilitlerinin güvenli olmaması)
  • Doğruluk, düzenlilik veya simetri konusunda aşırı kaygı
  • Beden veya fiziksel belirtiler konusundaki takıntılar (örn. ben gördüğünde kanser korkusu)
  • Dinsel veya kutsal şeylere karşı saygısız düşünceler (örn. günahkar olma korkusu)
  • Cinsel düşünceler veya imgeler (örn. eşcinsel ya da sübyancı olma korkusu)
  • İşe yaramaz veya eski püskü şeyler istifleme dürtüsü
  • Şiddet veya saldırganlıkla ilgili düşünceler (örn. çocuğunu bıçaklama korkusu)

En yaygın zorlantılar:

  • Kontrol etme (örn. ocağın kapalı olduğunu kontrol)
  • Tekrarlanan eylemler (örn. defalarca el yıkama)
  • Zihinsel ritüeller (örn. bazı özel sözcükleri ya da duaları belli sırayla tekrarlamak, saymak)
  • Düzenleme veya sıraya koyma
  • İstifleme/biriktirme
  • Sayma